Bedava Web Site Yapımı ve Araçları

Facebook Çılgınlığı

20/3/2008 -Kategori: Web Sitesi

    Bir site düşünün, 2004 yılının şubat ayında kurulsun ve aradan geçen 3 senelik süreçte 65 milyondan fazla kullanıcı kazansın, bir anda ilgi odağı olsun, hakkında hemen heryerde haberler çıksın, davalar açılsın tartışılsın vs. Facebook'tan bahsediyorum. Henüz bir facebook hesabınız yoksa acele etmeyin. Yazının devamını bekleyin. Belki buz dağının görünmeyen kısmı o kadar ışıltılı değildir. Hayır, burada klasik gizlilik politikalarından bahsedip sizleri sıkmayacağım. Belki bir parça bahsedebilirim canım, başlıyoruz...

    Eh artık Facebook'un ne olduğunu bilmeyen yoktur. Klasik manada bir arkadaşlık platformu. platform evet. Daha önce yüzlercesi var olan platformlardan biriydi. Peki bir siteyi diğer alternatiflerinden farklı kılan ve hisse değerlerini 8 milyar$ yapan şey nedir? İlk önce bundan başlamakta yarar var. Bir kere yukarıda yanlış bir tabir kullandığımı fark ettim. Facebook asla klasik manada bir arkadaşlık sitesi olmadı. Arkadaşlık siteleri genelde premium hesaplar sunan ve kullanıcıyı kısıtlayan, özünde sadece tanımadığınız kişilerle arkadaş olmanızı sağlayan aslında faydasız yerlerdir. Kullanıcılardan hemen hemen tüm kişisel bilgilerini isterler ve bunu yayınlamaktan çekinmezler. Son olarak ve sanıyorum en önemlisi, klasik arkaşlık sitelerinde hiçbir aklı selim insan kendi adını yazmaz, hep faklı bir nick kullanır.

    Oysa site sahibi Mark Zuckerberg'un ilk başarısı bu olsa gerek. Sahi onun ilk çıkış öyküsü nedir? Harvard Üniversitesi mezunu olan Mark'ın planları arasında globalleşmekten çok üniversiteler arası arkadaşlık platformu kurmak vardı. O başta harvard olmak üzere A.B.D 'deki birçok okulu sisteme dahil etmişti ve dışarıdan kullanıcı kabul etmiyordu. İşte sitenin ilk başarısını açıklıyorum sizlere. Facebook'ta kendi adınızı yazmak gibi bir sorumluluğunuz var. Orjinal adınızı yani. Bu hiyerarşi öyle oturmuş ki, insanlar isimlerini ve fotoğraflarını, bilgilerini vermekten çekinmiyor. Ama bunun biz kullanıcılara geri dönüşü, basit bir arama yardımıyla eski görmediğimiz arkadaşlarımıza ulaşma şansı veriyor. Yani Facebook deyince artık espiri konusu olan "ilkokul arkadaşını bulabildiğin site" sloganı tam olmuş diyebiliriz çünkü doğru. 65 milyon kullanıcı arasından illaki birileri sizin arkadaşınızdır.

    İşte sitenin en en en büyük başarılarından biri. Misal facebook'tan karışık tanımadığınız birilerini bulup arkadaşlık başvurusu yaparsanız muhtemelen reddedilirsiniz. Çünkü hiçkimse oraya arkadaş edinmek için gitmez. Arkadaşlarını bulmak için giderler ve muhtemelen aradıklarını bulurlar. Zira sitede 1 milyondan fazla türk kullanıcı var ve bu rakam avrupa'da ilk üçte olmalı.

    Öncelikle çokça bahsi geçen basit sorulardan başlayalım. Facebook tamamiyle ücretsiz. Yani hesap açmak için veyahut bazı özelliklerden faydalanmak için para ödemek zorunda değiliz. Peki bu site nasıl oluyor da haftada milyonlarca$ kazanabiliyor? Cevabı basit, reklamlardan. Facebook en son Google'a adsense ve adwords hizmetlerini kazandıran bölüm şefini işe almış diye bir haber okudum. Reklam hayalleri büyük anlayacağınız. Ayrıca Facebook alexa verilerine göre dünayda en çok ziyaret edilen ilk 10 site arasında yer alıyor. Böyle bir gücü elinde bulunduran bir sitede reklamını yayınlatmayı kim istemezki? Misal ben isterim...

    Facebook'un bir diğer fark ayrattığı nokta ise kullanıcılarına application yapabilme imkanı sunması. Application Türkçe'de uygulama demektir ve bildiğiniz web sitelerden farkı yoktur. Yani bunun anlamı şu. Facebook her kullanıcıya gizli bir profil sayfası verir. Bu sayfa arama motorları tarafından taranamaz ve arkadaşınız olmayan kişiler tarafından ( bu kullanıcıya bağlı, ilerde anlatacağım) gözükemez.  İşte bu  kişisel sayfanıza  Facebook'ta var olan  10.000 den fazla uygulamayı ekleyebilirsiniz. Bu uygulamalar aklınıza gelen herşey olabilir. Oyunlar,  chat programları, eğlenceli uygulamalar vs. Mesela profilinizde analog saat mi göstermek istiyorsunuz? Basit app sayfasına girerek arattırabilir ve uygulamayı ekleyebilirsiniz. Arattıracağınız sayfanın linki http://www.facebook.com/apps.

    İşte Facebook yukarıdaki bu iki avantajı sayesinde geliştikçe gelişirken her zaman olduğu gibi gizlilik savunucuları kendilerini ortaya atıp birbirinden ilginç iddilara vesile oldular. Aslında bu yeni birşey değiş,l, vakti zamanında microsoft'un, Google'ın bu insanlar yüzünden hayli başı yandığı bilinmekte. Facebook ise işi baştan sıkı tutuyor. Öncelikle içinde bulunduğumuz durumu bir kolaçan edelim.

    Facebook az biraz isim yapmaya başladığında Yahoo siteye 1milyar$ teklif etmiş ama yöneticiler tarafından reddedilmişti. O zaman buna gerekçe olarak hiçbir kuruma bağlı kalmak istemediklerini, özgür olmak istediklerini söylemişlerdi. Aradan çok fazla zaman geçmeden sitenin hizzlerenin %1.6 sı microsofta 240milyon$ gibi bir fiyatla sattı. Microsoft bu satın alma işlemine gerekçe olarak Facebook'a yatırım yapmak istediklerini gerekçe gösterirken Facebook birçok kullanıcının antipatisini kazandı ve bazı kullanıcılarını kaybetti. Bu satıştan sonra gizlilik savunucuları iyice celallendi ve Facebook hakkında komplo teorileri üretmeye başladılar. İddiaya göre Microsoft'un tek amacı kişisel bilgilerimize ulaşmak, başka bir deyişle Facebook'un veritabanına girmekti. Önemli olan şey, bunun doğru olup olmadığını asla bilemeyeceğiz.

    Ama dedm ya Facebook çok fazla önem veriyor bu gizlilik işine. Yazının yayınlanmasından bir gün önce yeni gizlilik özellikleri eklenmişti. Bu yazıyı yazma sebebim de bu aslında. Gizlilik çok önemli bir mevzu ve nasıl bir tehlike altında olduğunuzu hayal bile edemezsiniz. Evinde modemi olan herhangi birinin sizin yaşadığınız yer, arkadaşlarınız, telefon numaranız, ev adresiniz, iş yeriniz, nelerden hoşlandığınız ve mail adresiniz gibi bilgilere zahmetsizce ulaştığını hayal edin. Korkunç değil mi? O kişi bir sapık olabilir, bir gün kapınızda bitebilir, sizi mail yoluyla taciz edebilir. Fotoğraflarınız üzerinde oynayıp internette yayınlaaybilir.

    Bunları böyle ballandıra ballandıra anlatmamın sebebi var. Aslında sizin tüm bunların olmaması için yapabileceğiniz şeyler var. İlla diyorsanız ben hesap açıcam, ilk iş sağ üstte yer alan PrivacyLimited Profile yazan yerden ayarlama yapabilirsiniz.

    Şimdi privacy bölümünden başlayalım. Profile bölümünden profil sayfanızı kimlerin görebileceğini, kimlerin fotoğraflarınızı görebileceğiniz filan ayarlayabiliyorsunuz. Bu bölümü All Friend olarak seçmenizi öneririm.

    Privacy bölümünde ikinci bağlantıdayız. Search bağlantısı. Search arama demek. Yani Facebook aramalarında kimler tarafından bulunacağınızı ya da bulunduğunuz vakit hangi bilgilerinizin gözükeceğini buradan belirtiyoruz.
 
    News Feed and Mini-Feed bölümü ise basit olarak şudur. Sizin Facebook'ta yaptığınız hemen herşey arkadaş listenizdeki kişilere haber olarak iletilebilir. İşte buradan hangi aktivitelerinizi iletmek isteyip, hangilerini iletmek istemediğinizi seçiyorsunuz. Kişisel olarak Show time in my mini-feed kutucuğundaki tiki kaldırmanız. Bu tik, sizin yaptığınız eylemlerin ne zaman gerçeleştiğini yazan yer.

    Son olarak Application ayarlar sayfasındayız. Burada sahip olduğumuz applicationları kaldırabilir ya da özelliklerini değiştirebilirsiniz.

    İşte böyle, Facebook dediğimiz hadise aşağı yukarı bundan ibaret. Tabi ki 8 milyar$ değerinde bir siteni ayyuka çıkmamış birçok özelliği mevcut ama onları da siz keşfediverin. Sizlerden kişisel ricam, gerekli olmayan kişisel bilgilerinizi yazmamanız ve yukarıda bahsettiğimi gizlilik ayarlarını eksiksiz yapmanızdır. Bunun dışında Facebook'da güvenle cirit atabilir, eski dostlarınızla hasret giderebilirsiniz. Ama en azından adresinizi, nerede çalıştığınızı, telefonunuzu ve başka yerde görmek istemediğiniz fotoğraflarınızı yayınlamayın, sonra başınız ağrımasın.

Yorum (4) Yazı ile ilgili yorum yazınız! Yazı Linki

Yahoo mail ile spam derdine son

14/3/2008 -Kategori: Web Sitesi

    Mail servisleri spam olayını engellemek için binbir türlü şey yaparlar. İlk önce spam nedir den başlarsak daha iyi olur kanaatindeyim. Spam, mail adresinizi bıraktığınız yerlerden sizlere gelen davetsiz e-postalardır. Yani kabaca spam e-postlaları virüs içerebilir, genelde size birşeyler satmak isterler. Hemen her profesyonel mail servislerinin spam engelleme özelliği vardır. Ama baştan söylemek gerekirse en başarılıları GMail diyebilirim. Gmail kendince bulduğu spamlari spam klasörüne atıyor ve eğer açıp bakmazsanız 1 ay sonra otomatik olarak siliyor.

    Her istenmeyen e-posta spam muamelesi görmüyor tabi ki. Mail sevisleri bizlerin aklını okuyamıyor maalesef. Arada kaçan spamlar oluyor, mail kutumuza düşüyorlar. Ya da üye olduğumuz bir siteden zırt pırt mail geliyor. Neyseki hemen hemen tüm mail servislerinde adresleri bloklayabiliyoruz. Yani bana şu adresten mail gelirse şu klasöre yolla ya da çöpe at sil gibi komutlar verebiliyoruz. Ama ben bugün çok dah adahiyane bir fikirden bahsedeceğim. Sadece Yahoo Mail'in kullandığı bir servisten. Geleceğin buluşu olacağını düşündüğüm servisten.

    Servisi kullanabilmeniz için öncelikle Yahoo hesabınız olması gerekiyor. http://www.yahoo.com adresinden hesap açabilirsiniz. Şimdi ise sıra servisimizi kullanmaya geldi.

    Yahoo Mail bizlere fake hesaplar açmamıza olanak sunuyor. Yani bunun anlamı, varolan sahte mail hesabımızın altından sahte geçici hesaplar açabiliyoruz. Bunun bizlere sağladığı avantaj şu. Sitelere üye olurken, ya da bizlerle irtibat kurmak isteyen arkadaşlarımıza sahte mail hesabımızı veriyoruz. Mailler sahte hesaba geliyor. Ama biz normal kendi hesabımız kullanarak bu mailleri okuyabiliyoruz. Çünkü bu bir nevi yönlendirme gibi işliyor. Yani sahte maile atılan mailler orjinal mail hesabımıza geliyor. Eğer çok fazla mail gelmeye başlarsa, ya da istenmeyen herhangi  başka birşey ortaya çıkarsa sahte mail hesabımızı silebiliyoruz. Böylece bu sitelerin, ya da kişilerin bizlerle irtibatı kökten kesilmiş oluyor. Bizim sahte maile attıkları mesaj bize gelmiyor, kafamız dinç oluyor.

    Buna ne gerek var diye düşünenlere, bir kez daha düşünmelerini öneriyorum. Zira internette fink atarken, o site senin bu site benim üye olurken, hiç tanımadığımız kişilere mail adreslerimizi yazarken aslında hep tehlike altındayız. Mail hesabımız, özellikle de anlık mesajlaşma yazılımları kullanıyorsak bizim için hayati öneme sahip. Birileri tarafından ele geçirildiği takdirde tanıdığımız tüm kişilere hakaret etmesi, virüs göndermesi, taciz etmesi sizlerin imajını zedeleeybilir. Ondan sonra onlarca kişiyi ikna etmek zor olsa gerek. O yüzden tam da böyle bir uygulamaya ihtiyaç vardı. Gelecekte tüm üyelik servislerinin bu sistem üstünden yapılacağını düşünüyorum.

    Sistem basit olarak şöyle çalışmakta. Kendinize hesap açarken her zamanki gibi alınmamış bir isim alıyorsunuz. Bu örneğin denizatm olsun. Yahoo bize şöyle bir mail adı veriyor. denizatm@yahoo.com. Şimdi biz bu maili asla ama asla kullanmıcaz. Bu adı kimseye vermiyoruz. Sizden başka hiçkimse mail adresinizi bilmiyor. Şimdi fake hesap açmayı öğrenelim.

    Öncelikle bir anahtar kelime belirliyoruz. Bu anahtar kelimemiz, maik adresimizden bağımsız olmak zorunda. Örneğin deniz diye bir anahtar kelime belirledik. Bu bizim tüm fake hesaplarımızda kullanacağımız isim. Daha sonra açacağımız fake hesaba uygun bir isim daha belirliyoruz. Bu ikinci isim değişken oluyor. Yeri gelmişken, istediğimiz kadar fake hesap açabiliyoruz. Örneğin sitelere üye olurken kullanmak istediğiniz bir hesap istiyorsunuz. İkinci ismimize siteuye yazalım. Böylece fake hesabımızı oluşturmuş olduk. Fake mailimizin adı deniz-siteuye@yahoo.com. Artık bir  siteye üye olurken bu mail adresini verirseniz size mailler gelecek, inbox kutunuza düşecek, eğer bu maillerden kurtulmak isterseniz de fake maili silecekiniz hepsi bu kadar.

    Yahoo mailin güzellikleri bu kadarla sınırlı değil elbet. Klasörler oluşturup fake adresinize gelen mailleri otomatik olarak o klasöre yönlendirebilirsiniz. Ayrıca istenmeyen bir mail geldiği zaman spam olarak bildir deyip spam klasörüne yolluyorsunuz ve bir daha o adresten gelen tüm mailler spam klasörüne gidiyor. Küçük bir hatırlatma Yahoo'nun da kendi çapında gelişkin bir spam tarama algoritması var. Bu bile size yeterli gelebilir.

    Son olarak farklı bir şeyden bahsetmek istiyorum. Aranızda Ekşi Sözlük kullanan varsa bilirler, ekşi sözlükte sözlüğe giriş yaptığınız kullanıcı adı ile sözlükteki nickiniz farklıdır. Bunun avantajı şudur. Kimse şifrenizi bilmez ama rahatlıkla bulabilir. Ama kimse kullanıcı adınızıda bilmezse hesabınızın ele geçirilme olasılığı sıfıra iniyor. Yani herkes sizin sözlükteki isminizi biliyor ama hangi isimle giriş yaptığınızı bilmiyor. İşte bu buluşun gelecekte tüm sitelerde uygulanmasını ümit ediyorum. Sağlıcakla kalın, bol hacksiz ve spamsiz günler diliyorum.

Yorum (3) Yazı ile ilgili yorum yazınız! Yazı Linki